Gerçekten Daha Gerçek – Masal

sakarca“-Gerçekten daha gerçek olan bir şey var mı?
-Evet vardır: Masal!”
Nikos Kazancakis
(El Greko’ya Mektuplar)

Yitirişimizin 17. yılında bu yıl Fakir Baykurt’un çocuklar için yazdığı masallar; SAKARCA; DÜNYA GÜZELİ, SAKA KUŞLARI yine Literatür tarafından yayınlandı. Her yıl bir yönünü öne çıkarak yaptığımız anmalarımıza bu yıl da masallar aracılık ediyor.

Baykurt, Anadolu’da ninelerin, dedelerin yerine göre kendi duygularını, düşüncelerini katarak anlattığı masalları Almanya’da özellikle işçi çocukları için yazdığını söylüyor. Çocuklar gurbette, aile büyükleri de yurtta kaldığı için onların görevini yazarak devralıyor. Yıllardır yurdun çeşitli yerlerinde, farklı farklı şekillerde anlatılan masalları, kendi yorumlarını da katarak, yeniden yoğurarak gelecek kuşaklara aktarılması, sürmesi gerektiği düşüncesiyle yazıp kitaplaştırmış. Hatta bunları okullarda, kütüphanelerde kendi okumuş. Okumaya devam et

Fakir Baykurt’un kızı Işık Baykurt: Meğer babam iyi adammış

Fakir Baykurt’un kızı Işık Baykurt: Meğer babam iyi adammış – Serbay Mansuroğlu, Birgün, 18 Nisan 2016. Erişim: 10 Ekim 2016

Aşılamayan bir deneyim: Köy Enstitüleri Yazı Dizisi 2

Bir mücadele insanı Fakir Baykurt. Burdur Akçaköy’de başladı yaşamı. 1948’de Gönen Köy Enstitüsü’nü bitiriyor. Ardından Ankara Gazi Eğitim Enstütüsü ve 68’e uzanan süreçte hem kavgada hem kitap başında yerini alıyor Baykurt. Türkiye Öğretmen Sendikası genel başkanlığı yapan Baykurt, 1971’de tutuklandı, yargılanıp beraat etti. Üretmeye ve kavgaya devam etti. Köy edebiyatında simge isim oldu. Yılanların Öcü kitabı, 1969 Öğretmen Boykotu unutulmayanlar arasında. Köy Enstitülü Fakir Baykurt’u, onu en yakından ‘baba’ olarak tanıyan isimlerden kızı Işık Baykurt ile konuştuk. 17 Nisan enstitülerin kuruluş yıldönümünde raflarda yerini almaya başlayan daha önce Türkiye’de basılmayan Fakir Baykurt imzalı Unutulmaz Köy Enstitüleri kitabını konuştuk, hem de bir dönemi anlattı Işık Baykurt. Okumaya devam et

Kavşağın eski halini görünce bu bizim Fakir’imize yakışmaz dedim

burdur

Başkan Ercengiz; Kavşağın eski halini görünce Bu bizim Fakir’imize yakışmaz dedimBurdur Gazetesi, 16 Nisan 2016. Erişim: 10 Ekim 2016

Fakir Baykurt Kavşağı, Burdur Belediye’sinin çalışmaları ile yeniden düzenlenerek açılışı gerçekleşti. İsmine yakışır bir hale dönüştürülen kavşağa, Fakir Baykurt’un büstü ve süs havuzu yapıldı. Burdur Belediyesi tarafından organize edilen törenin açılış programına, Fakir Baykurt’un kızı Işık Baykurt onur konuğu olarak katıldı. Törene ayrıca, CHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, Muğla Milletvekili Nurettin Demir, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Konyaaltı Belediye Başkanı, Muratpaşa Belediye Başkanı, CHP İl temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Okumaya devam et

İktidar İçin Gösteri Günü

serbay
İktidar için gösteri günü – Serbay Mansuroğlu, Birgün, 24 Kasım 2015. Erişim: 10 Ekim 2016

Fakir Baykurt’un kızı Işık Baykurt: Öğretmen örgütlülüğüne önderlik etmiş biri, öğretmenlerin sorunlarının bir günde konuşulmasını kabul etmesi düşünülemez. Kaldı ki bu gün, iktidarlar tarafından bir gösteri günü haline dönüşmüşse…

Fakir Baykurt, yaşamı edebiyat, öğretmenlik ve öğretmenlerin örgütlülüğü mücadelesinde geçmiş simge bir isim. Darbecilerden kalma bir gün 24 Kasım Öğretmenler Günü öncesi 3 çocuğundan en büyüğü, kızı Işık Baykurt babasını ve mücadelesini anlattı.
Okumaya devam et

Adı Fakir Ama Edebiyatı Zengin

Olkan ÖZYURT 15 Ocak 2015 tarihli Sabah Kitap Eki A’dan Z’ye dosyasında Orhan Kemal ve Yaşar Kemal’den sonra  bu ay Fakir Baykurt’u konuk etti. Görmeyenler ve okumayanlar için dosyayı buraya alıntılıyoruz. İzin için Olkan ÖZYURT’a bir kez daha teşekkür ediyoruz.

“Eserlerinde kırsal kesimdeki Anadolu insanının gözünden, dilinden dertlerini anlattı. Köy Enstitülü yazarlar arasında hep ön plandaydı. Bugün kitapları edebiyatımızın klasikleri arasında yer alıyor. Fakir Baykurt’un kitapları yeniden yayımlanıyor. Önce romanları gelmişti şimdi de öyküleri..Üstelik içlerinde ilk kez gün yüzüne çıkanlar da var.”

Okumaya devam et

Anadolu Uyanışının Yazarı

IMGÖner YAĞCI 9 Ekim 2014 tarihli Cumhuriyet Kitap Eki’nde Fakir BAYKURT’u andı. Öner YAĞCI’ya  yazısı ve izni için çok teşekkür ediyoruz.

“Fakir Baykurt’u 1999’da yitirmiştik. Baykurt, edebiyatın çeşitli türlerinden sunduğu yapıtları, eğitim ve kültür yaşamımıza kattıklarıyla ve emeğiyle aydınlığımızın kıvanç duyduğumuz bir temel taşı. Yarını aydınlatmak için dünü iyi bilmek zorunda olanların sürekli yararlanacağı bir bilge aynı zamanda. Baykurt’un yapıtları ölümünden sonra da büyük bir okur kitlesi tarafından izlenmeye devam ediyor.”

Okumaya devam et

Yepyeni Bir Kitap – Sabır Dağı

IMGTam da Türkiye’ye kesin dönüşe karar vermişlerdi, toparlanıyorlardı. Dosyalar, kitaplar kolilere konmaya başlamıştı. Bir yandan da Antalya’ya yerleşmeye karar verdiler, yavaş yavaş taşınmaya başlamışlardı. Yani kütüphane, çalışma odası büyük ölçüde kolilerdeydi.

Bu arada babam hastalandı, hastaneye yattı. Evdeki hesap çarşıya uymadı, babamı kaybettik. Hastane odasında bir gün “Kitaplarla sen ilgilen Işık!” dedi. Kardeşlerimin de onayı ve desteğiyle başucundaki çekmecede yarım kalan “Eşekli Kütüpheneci”yle işe başladım. O kolay oldu, büyük ölçüde yoluna girmiş dosyaydı, ufak tefek eklemeler çıkarmalar vardı. Roman yayınlandı. Okumaya devam et

Aydınlık Kitap Söyleşisi

KAPAK

BABAM FAKİR BAYKURT

Sevgili Işık Baykurt Türk edebiyatının temel taşlarından Fakir Baykurt’un kızısınız. Klasik olacak, ama yine de sormak istiyorum. Böyle bir babanın kızı olmak nasıl bir duygu?

Taşlar yerine oturduktan sonra, belli bir olgunluğa eriştikten sonra çok heyecan, gurur verici. Ondan öncesi çocukluk çağlarında, doğruyu söylemek gerekirse “Bana ne Fakir Baykurt’tan, bana babam lazım!” diyorsun.

Babanızın asıl adı Tahir. Savaşta ölen amcasının adı veriliyor. Tahir adı Fakir olarak neden değişti. Size nasıl anlattı bunu?

Gönen Köy Enstitüsü’nde öğrencilik yıllarında şiir yazıyor. Halk ozanlarının şiirlerini çok seviyor. Hepsinin birer takma adı var. Kendi adı “Tahir Baykurt.” Çok resmi buluyor, kendine bir takma ad arıyor. O arada bir de Askerlik dersi öğretmeniyle bir tartışması var. Adının anlamını sorup sonrasında biraz dalga geçiyor. Bu olay sonrasında iyice karar veriyor, başka ad bulacak.

Gönen’de bir de fotoğraf makinesi var, arkadaşlarının resimlerini çekiyor, onları ilçeye baskıya yolluyor. Bir seferinde resimler postada kayboluyor. Fotoğrafçı parasını istiyor, babam resimlerin peşinde, resimler ortada yok, parayı nasıl ödesin? PTT ile yazışmalar sonucu her iki tarafın zararı karşılanıyor. Bu yazışmalarda gelen telgraflardan birinde “Fakir Baykurt’un resimleri” yazıyor. PTT’nin yaptığı yanlışlık babama yarıyor, “Fakir Baykurt” adı oluyor. Okumaya devam et

11 Ekim 1955

11 Ekim 1955; Babamız Fakir Baykurt ya 25’inde ya da 26’sında genç bir köy öğretmeni. Bir öykü yazıyor. Adı; “Yılanların Öcü” Bu öykü Demet Dergisi’nde yayınlanıyor.

demet

Demet, aylık eğitim ve öğretim dergisi… Yılanların Öcü hemen aynı yıl roman olarak yayınlanıyor. 2 ya da 3 yıl sonra Yunus Nadi Roman Ödülü nü alıyor. Bu öykü yayınlandiktan tam 44 yıl sonra hayata gözlerini yumdu.

 

Babamızı bu yıl bu küçük öykü, bu büyük romanla anıyoruz.

 

 

Sayfa-6

7